10. isim
الْجَبَّار
El-Cebbâr
Dilediğini yaptıran, kırılanı onaran.
Ebced sayısı kadar zikir çekmek yaygın bir âdettir; farz ya da vacip değildir. Dua Kitaplığı uygulamasındaki zikirmatikte bu isim hedef sayısıyla hazır gelir.
Örnek: şifa duası, salavat, sabah zikri
Açıklama: Kısa ve ezberlemesi kolay bir salavattır. Peygamber Efendimiz’in şanına layık bir salât dileğini ifade eder. Dua Metni: اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا يَنْبَغِي لِشَرَفِ…
“İşçinin ücretini, alnının teri kurumadan veriniz.”
İbn Mâce, Rühûn 410. isim
الْجَبَّار
Dilediğini yaptıran, kırılanı onaran.
Ebced sayısı kadar zikir çekmek yaygın bir âdettir; farz ya da vacip değildir. Dua Kitaplığı uygulamasındaki zikirmatikte bu isim hedef sayısıyla hazır gelir.
Cebbâr, iradesini her durumda yürüten ve kırılanı onaran demektir. Kelimenin kökü hem "zorlamak" hem "kırığı sarmak" anlamına gelir; Arapçada kırık kemiği saran doktora da aynı kökten isim verilir. Bu yüzden Cebbâr yalnız kahır değil, aynı zamanda tamir ve telafi bildirir.
Kur'an'da: Haşr sûresi 23. âyette Azîz isminin ardından gelir.
Dilediğini zorla da olsa yaptırmaya gücü yeten, hükmüne karşı konulamayan demektir. Aynı zamanda kırılmış olanı onaran, telafi eden anlamını taşır.
Zulümden korunmak, gönül kırıklığının onarılması ve sıkıntının geçmesi niyetiyle okunması yaygındır. Bağlayıcı bir sayı yoktur.
Esmâü’l-Hüsnâ’nın tamamını görmek için buraya bakabilirsiniz →