17. isim
الْوَهَّاب
El-Vehhâb
Karşılıksız veren, bağışı bol olan.
Ebced sayısı kadar zikir çekmek yaygın bir âdettir; farz ya da vacip değildir. Dua Kitaplığı uygulamasındaki zikirmatikte bu isim hedef sayısıyla hazır gelir.
Örnek: şifa duası, salavat, sabah zikri
Açıklama: Kısa ve ezberlemesi kolay bir salavattır. Peygamber Efendimiz’in şanına layık bir salât dileğini ifade eder. Dua Metni: اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا يَنْبَغِي لِشَرَفِ…
“İşçinin ücretini, alnının teri kurumadan veriniz.”
İbn Mâce, Rühûn 417. isim
الْوَهَّاب
Karşılıksız veren, bağışı bol olan.
Ebced sayısı kadar zikir çekmek yaygın bir âdettir; farz ya da vacip değildir. Dua Kitaplığı uygulamasındaki zikirmatikte bu isim hedef sayısıyla hazır gelir.
Vehhâb, karşılıksız ve durmadan veren demektir. "Hibe" kelimesi aynı kökten gelir: bedelsiz bağış. Bu isim, verilenin bir hak ediş karşılığı değil, sırf lütuf olduğunu bildirir; kalıbı da vermenin sürekliliğini gösterir.
Kur'an'da: Âl-i İmrân sûresi 8. âyette "Rabbenâ lâ tüziğ kulûbenâ… inneke ente'l-Vehhâb" duasıyla geçer.
Karşılık beklemeden, bol bol ve sürekli veren demektir. Kulun hak edişine değil, sırf kendi cömertliğine dayanan bağışı ifade eder.
Sıkıntıdan çıkış, hayırlı evlat ve umulmadık yerden gelen yardım niyetiyle okunması yaygındır. Âl-i İmrân 8. âyetteki dua bu isimle biter.
Esmâü’l-Hüsnâ’nın tamamını görmek için buraya bakabilirsiniz →