ٱلرَّحۡمَٰنُ ﴿١﴾
Er rahman
“Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti”
Örnek: şifa duası, salavat, sabah zikri
Açıklama: Kısa ve ezberlemesi kolay bir salavattır. Peygamber Efendimiz’in şanına layık bir salât dileğini ifade eder. Dua Metni: اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا يَنْبَغِي لِشَرَفِ…
“İşçinin ücretini, alnının teri kurumadan veriniz.”
İbn Mâce, Rühûn 4سُوْرَةُ الرَّحْمٰنِ
Rahmân · Medine’de inmiştir · 78 ayet · 27. cüz · 531. sayfa
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
ٱلرَّحۡمَٰنُ ﴿١﴾
Er rahman
“Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti”
عَلَّمَ ٱلۡقُرۡءَانَ ﴿٢﴾
Alleme lkur´ane
“Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti”
خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ ﴿٣﴾
Halekal insane
“İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti”
عَلَّمَهُ ٱلۡبَيَانَ ﴿٤﴾
Allemehul beyan
“İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti”
ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ بِحُسۡبَانࣲ ﴿٥﴾
Eş şemsu vel kameru bi husban
“Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir”
وَٱلنَّجۡمُ وَٱلشَّجَرُ يَسۡجُدَانِ ﴿٦﴾
Ven necmu veş şeceru yescudan
“Bitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler”
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلۡمِيزَانَ ﴿٧﴾
Ves semae rafeaha ve vedaal mizan
“O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur”
أَلَّا تَطۡغَوۡاْ فِي ٱلۡمِيزَانِ ﴿٨﴾
Ella tatğav fil mizan
“Artık tartıda tecavüz etmeyin”
وَأَقِيمُواْ ٱلۡوَزۡنَ بِٱلۡقِسۡطِ وَلَا تُخۡسِرُواْ ٱلۡمِيزَانَ ﴿٩﴾
Ve ekıymul vezne bil kıstı ve la tuhsirul mizan
“Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın”
وَٱلۡأَرۡضَ وَضَعَهَا لِلۡأَنَامِ ﴿١٠﴾
Vel erda vedaaha lil enam
“Allah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir”
فِيهَا فَٰكِهَةࣱ وَٱلنَّخۡلُ ذَاتُ ٱلۡأَكۡمَامِ ﴿١١﴾
Fiha fakihetuv ven nahlu zatul ekmani
“Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır”
وَٱلۡحَبُّ ذُو ٱلۡعَصۡفِ وَٱلرَّيۡحَانُ ﴿١٢﴾
Vel habbu zul asfi ver rayhan
“Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿١٣﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Ey insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلࣲ كَٱلۡفَخَّارِ ﴿١٤﴾
Halekal´insane min salsalin kelfahhari
“O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır”
وَخَلَقَ ٱلۡجَآنَّ مِن مَّارِجࣲ مِّن نَّارࣲ ﴿١٥﴾
Ve hale kalcanne min maricin min narin
“Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿١٦﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقَيۡنِ وَرَبُّ ٱلۡمَغۡرِبَيۡنِ ﴿١٧﴾
Rabbulmeşrikayni ve rabbulmağribeyni
“O, iki doğunun Rabbidir, iki batının Rabbidir”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿١٨﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
مَرَجَ ٱلۡبَحۡرَيۡنِ يَلۡتَقِيَانِ ﴿١٩﴾
Mereclbahreyni yeltekıyani
“Acı ve tatlı sulu iki denizi birbirine kavuşmamak üzere salıvermiştir”
بَيۡنَهُمَا بَرۡزَخࣱ لَّا يَبۡغِيَانِ ﴿٢٠﴾
Beynehuma berzahun la yebğıyani
“Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٢١﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
يَخۡرُجُ مِنۡهُمَا ٱللُّؤۡلُؤُ وَٱلۡمَرۡجَانُ ﴿٢٢﴾
Yahrucu minhumellu´lu velmercanu
“Bu iki denizden de inci ve mercan çıkar”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٢٣﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
وَلَهُ ٱلۡجَوَارِ ٱلۡمُنشَـَٔاتُ فِي ٱلۡبَحۡرِ كَٱلۡأَعۡلَٰمِ ﴿٢٤﴾
Ve lehulcevarilmunşeatu fiylbahri kela´lami
“Denizde yürüyen dağlar gibi gemiler O'nundur”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٢٥﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
كُلُّ مَنۡ عَلَيۡهَا فَانࣲ ﴿٢٦﴾
Kullu men ´aleyha famin
“Yeryüzünde bulunan her şey fanidir”
وَيَبۡقَىٰ وَجۡهُ رَبِّكَ ذُو ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ ﴿٢٧﴾
Ve yebka vechu rabbike zulcelali vel´ikrami
“Ancak, yüce ve cömert olan Rabbinin varlığı bakidir”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٢٨﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
يَسۡـَٔلُهُۥ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ كُلَّ يَوۡمٍ هُوَ فِي شَأۡنࣲ ﴿٢٩﴾
Yes´eluhu men fiyssemavati vel´ardı kulle yevmin huve fiy şe´nin
“Göklerde ve yerde olan kimseler her şeyi O'ndan isterler; O her an kainata tasarruf etmektedir”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٣٠﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
سَنَفۡرُغُ لَكُمۡ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ ﴿٣١﴾
Senefruğu lekum eyyuhessekaleni
“Ey insan ve cin toplulukları! Sizin de hesabınızı ele alacağız”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٣٢﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ إِنِ ٱسۡتَطَعۡتُمۡ أَن تَنفُذُواْ مِنۡ أَقۡطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ فَٱنفُذُواْۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلۡطَٰنࣲ ﴿٣٣﴾
Ya ma´şerelcinni vel´insi inisteta´tum en tenfusu min aktarissemavati vel´ardı fenfuzu la tenfizune illa bisultanin
“Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çevresini aşıp geçmeye gücünüz yetiyorsa geçin! Ama Allah'ın verdiği bir güç olmaksızın geçemezsiniz ki”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٣٤﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
يُرۡسَلُ عَلَيۡكُمَا شُوَاظࣱ مِّن نَّارࣲ وَنُحَاسࣱ فَلَا تَنتَصِرَانِ ﴿٣٥﴾
Yurselu ´aleykuma şuvazun min narin ve nuhasun fela tentesırani
“Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٣٦﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ وَرۡدَةࣰ كَٱلدِّهَانِ ﴿٣٧﴾
Feizenşakkatesissemau fekanet verdeten keddihani
“Gök yarılıp da, gül gibi kızardığı, yağ gibi eridiği zaman haliniz nice olur”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٣٨﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
فَيَوۡمَئِذࣲ لَّا يُسۡـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسࣱ وَلَا جَآنࣱّ ﴿٣٩﴾
Feyevmeizin la yus´elu ´an zenbihi insun vela cannun
“O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٤٠﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
يُعۡرَفُ ٱلۡمُجۡرِمُونَ بِسِيمَٰهُمۡ فَيُؤۡخَذُ بِٱلنَّوَٰصِي وَٱلۡأَقۡدَامِ ﴿٤١﴾
Yu´refulmucrimune bisiymahum feyu´hazu binnevasıy vel´akdami
“Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٤٢﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِي يُكَذِّبُ بِهَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ ﴿٤٣﴾
Hazihi cehennemulletiy yukezzibu bihelmucrimune
“İşte suçluların yalanladıkları cehennem budur”
يَطُوفُونَ بَيۡنَهَا وَبَيۡنَ حَمِيمٍ ءَانࣲ ﴿٤٤﴾
Yetufune beyneha ve beyne hamiymin anin
“Onlar, cehennem ateşiyle kaynar su arasında dolaşır dururlar”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٤٥﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
وَلِمَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ ﴿٤٦﴾
Ve limen hafe mekame rabbihi cennetani
“Rabbine karşı durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٤٧﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
ذَوَاتَآ أَفۡنَانࣲ ﴿٤٨﴾
Zevata efnanin
“Bu iki cennet türlü ağaçlarla doludur”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٤٩﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
فِيهِمَا عَيۡنَانِ تَجۡرِيَانِ ﴿٥٠﴾
Fiyhima ´aynani tecriyani
“Bu cennetlerden akan iki kaynak vardır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٥١﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةࣲ زَوۡجَانِ ﴿٥٢﴾
Fiyhima min kulli fakihetin zevcani
“Bu cennetlerde türlü meyveden çift çift vardır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٥٣﴾
Febieyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشِۭ بَطَآئِنُهَا مِنۡ إِسۡتَبۡرَقࣲۚ وَجَنَى ٱلۡجَنَّتَيۡنِ دَانࣲ ﴿٥٤﴾
Muttekiiyne ala furuşim betainuha min istebrak ve cenel cenneteyni dan
“Orada, örtüleri parlak atlastan yataklara yaslanırlar; iki cennetin meyvelerini de kolayca toplarlar”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٥٥﴾
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ ﴿٥٦﴾
Fihinne kasıratut tarfi lem yatmishunne insun kablehum ve la can
“Orada, bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş, daha önce ne insan ve ne de cinlerin dokunmuş olduğu eşler vardır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٥٧﴾
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
كَأَنَّهُنَّ ٱلۡيَاقُوتُ وَٱلۡمَرۡجَانُ ﴿٥٨﴾
Ke ennehunnel yakıtı vel mercan
“Onlar yakut ve mercan gibidirler”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٥٩﴾
Fe be eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
هَلۡ جَزَآءُ ٱلۡإِحۡسَٰنِ إِلَّا ٱلۡإِحۡسَٰنُ ﴿٦٠﴾
Hel cezaul ıhsani illel ihsan
“İyiliğin karşılığı ancak iyilik değil midir”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٦١﴾
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ ﴿٦٢﴾
Ve min dunihima cennetan
“Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٦٣﴾
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
مُدۡهَآمَّتَانِ ﴿٦٤﴾
Mudhammetan
“Renkleri koyu yeşildir”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٦٥﴾
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
فِيهِمَا عَيۡنَانِ نَضَّاخَتَانِ ﴿٦٦﴾
Fihima aynani neddahatan
“İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٦٧﴾
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
فِيهِمَا فَٰكِهَةࣱ وَنَخۡلࣱ وَرُمَّانࣱ ﴿٦٨﴾
Fihima fakihetuv ve nahluv ve rumman
“İkisinde de türlü türlü meyveler, hurmalıklar ve nar ağaçları vardır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٦٩﴾
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
فِيهِنَّ خَيۡرَٰتٌ حِسَانࣱ ﴿٧٠﴾
Fihinne hayratun hısan
“Oralarda iyi huylu güzel kadınlar vardır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٧١﴾
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
حُورࣱ مَّقۡصُورَٰتࣱ فِي ٱلۡخِيَامِ ﴿٧٢﴾
Hurum maksuratun fil hıyam
“Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٧٣﴾
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ ﴿٧٤﴾
Lem yatmishunne insun kablehum ve la can
“Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٧٥﴾
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفۡرَفٍ خُضۡرࣲ وَعَبۡقَرِيٍّ حِسَانࣲ ﴿٧٦﴾
Muttekiiyne ala rafrafin hudriv ve abkariyyin hısan
“Cennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar”
فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٧٧﴾
Fe bi eyyi alai rabbikuma tukezziban
“Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız”
تَبَٰرَكَ ٱسۡمُ رَبِّكَ ذِي ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ ﴿٧٨﴾
Tebarakesmu rabbike zil celali vel ikram
“Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir”
Rahmân sûresi Kur’an-ı Kerim’in 55. sûresidir; adı “Rahmân” anlamına gelir. 78 ayetten oluşur, Medine döneminde inmiştir ve Mushaf’ta 27. cüzde, 531. sayfada başlar.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı. Sesli okuma: Mishary Rashid Alafasy. Ayetlerin yanındaki numaraya dokunarak o ayetin kendi sayfasına gidebilir, oradan paylaşabilirsiniz.