إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ ﴿١﴾
İzeşşemsu kuvviret
“Güneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman”
Örnek: şifa duası, salavat, sabah zikri
Açıklama: Kısa ve ezberlemesi kolay bir salavattır. Peygamber Efendimiz’in şanına layık bir salât dileğini ifade eder. Dua Metni: اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا يَنْبَغِي لِشَرَفِ…
“İşçinin ücretini, alnının teri kurumadan veriniz.”
İbn Mâce, Rühûn 4سُوْرَةُ التَّكْوِيْرِ
Dürülme · Mekke’de inmiştir · 29 ayet · 30. cüz · 586. sayfa
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
إِذَا ٱلشَّمۡسُ كُوِّرَتۡ ﴿١﴾
İzeşşemsu kuvviret
“Güneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman”
وَإِذَا ٱلنُّجُومُ ٱنكَدَرَتۡ ﴿٢﴾
Ve izennucumunkederet
“Yıldızlar düşüp, söndüğü zaman”
وَإِذَا ٱلۡجِبَالُ سُيِّرَتۡ ﴿٣﴾
Ve izelcibalu suyyiret
“Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman”
وَإِذَا ٱلۡعِشَارُ عُطِّلَتۡ ﴿٤﴾
Ve izel´işaru ´uttılet
“Doğurması yaklaşmış develer başıboş bırakıldığı zaman”
وَإِذَا ٱلۡوُحُوشُ حُشِرَتۡ ﴿٥﴾
Ve izelvuhuşu huşiret
“Yabani hayvanlar bir araya toplatıldığı zaman”
وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ سُجِّرَتۡ ﴿٦﴾
Ve izelbiharu succiret
“Denizler kaynaştırıldığı zaman”
وَإِذَا ٱلنُّفُوسُ زُوِّجَتۡ ﴿٧﴾
Ve izennufusu zuvvicet
“Canlar bedenlerle birleştirildiği zaman”
وَإِذَا ٱلۡمَوۡءُۥدَةُ سُئِلَتۡ ﴿٨﴾
Ve izelmev´udetu suilet
“Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman”
بِأَيِّ ذَنۢبࣲ قُتِلَتۡ ﴿٩﴾
Bieyyi zenbin kutilet
“Kız çocuğun hangi suçtan ötürü öldürüldüğü kendisine sorulduğu zaman”
وَإِذَا ٱلصُّحُفُ نُشِرَتۡ ﴿١٠﴾
Ve izessuhufu nuşiret
“Amel defterleri açıldığı zaman”
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ كُشِطَتۡ ﴿١١﴾
Ve izessema´u kuşitat
“Gök yerinden oynatıldığı zaman”
وَإِذَا ٱلۡجَحِيمُ سُعِّرَتۡ ﴿١٢﴾
Ve izelcahıymu su´´ıret
“Cehennem alevlendirildiği zaman”
وَإِذَا ٱلۡجَنَّةُ أُزۡلِفَتۡ ﴿١٣﴾
Ve izelcennetu uzlifet
“Cennet yaklaştırıldığı zaman”
عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّآ أَحۡضَرَتۡ ﴿١٤﴾
´Alimet nefsun ma ahdaret
“İnsanoğlu önceden ne hazırladığını görecektir”
فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلۡخُنَّسِ ﴿١٥﴾
Fela uksimu bilhunnesi
“Gündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun”
ٱلۡجَوَارِ ٱلۡكُنَّسِ ﴿١٦﴾
Elcevarilkunnesi
“Gündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun”
وَٱلَّيۡلِ إِذَا عَسۡعَسَ ﴿١٧﴾
Velleyli iza ´as´ase
“Kararmaya başlayan geceye and olsun”
وَٱلصُّبۡحِ إِذَا تَنَفَّسَ ﴿١٨﴾
Vessubhı iza teneffese
“Ağarmaya başlayan sabaha and olsun ki”
إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولࣲ كَرِيمࣲ ﴿١٩﴾
İnnehu lekalu resulin keriymin
“Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür”
ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي ٱلۡعَرۡشِ مَكِينࣲ ﴿٢٠﴾
Ziy kuvvetin ´ınde ziyl´arşi mekiynin
“Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür”
مُّطَاعࣲ ثَمَّ أَمِينࣲ ﴿٢١﴾
Muta´ın semme emiynin
“Bu Kuran, arşın sahibi katında değerli, güçlü, sözü dinlenen ve güvenilen şerefli bir elçinin getirdiği sözdür”
وَمَا صَاحِبُكُم بِمَجۡنُونࣲ ﴿٢٢﴾
Ve ma sahıbukum bimecnunin
“Arkadaşınız (Muhammed) asla deli değildir”
وَلَقَدۡ رَءَاهُ بِٱلۡأُفُقِ ٱلۡمُبِينِ ﴿٢٣﴾
Ve lekad reahu bil´ufukılmubiyni
“And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür”
وَمَا هُوَ عَلَى ٱلۡغَيۡبِ بِضَنِينࣲ ﴿٢٤﴾
Ve ma huve ´alelğaybi bidaniynin
“Peygamber, görülmeyenler hakkında söylediklerinden ötürü töhmet altında tutulamaz”
وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَيۡطَٰنࣲ رَّجِيمࣲ ﴿٢٥﴾
Ve ma huve bikavli şeytanin reciymin
“Bu Kuran, kovulmuş şeytanın sözü olamaz”
فَأَيۡنَ تَذۡهَبُونَ ﴿٢٦﴾
Feeyne tezhebune
“Nereye gidiyorsunuz”
إِنۡ هُوَ إِلَّا ذِكۡرࣱ لِّلۡعَٰلَمِينَ ﴿٢٧﴾
İn huve illa zikrun lil´alemiyne
“Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür”
لِمَن شَآءَ مِنكُمۡ أَن يَسۡتَقِيمَ ﴿٢٨﴾
Limen şae minkum en yestekıyme
“Kuran, ancak aranızda doğru yola girmeyi dileyene ve alemlere bir öğüttür”
وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلۡعَٰلَمِينَ ﴿٢٩﴾
Ve ma teşaune illa en yeşaallahu rabbul´alemiyne
“Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz”
Tekvîr sûresi Kur’an-ı Kerim’in 81. sûresidir; adı “Dürülme” anlamına gelir. 29 ayetten oluşur, Mekke döneminde inmiştir ve Mushaf’ta 30. cüzde, 586. sayfada başlar.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı. Sesli okuma: Mishary Rashid Alafasy. Ayetlerin yanındaki numaraya dokunarak o ayetin kendi sayfasına gidebilir, oradan paylaşabilirsiniz.