إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتۡ ﴿١﴾
İzessemaunşakkat
“Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir”
Örnek: şifa duası, salavat, sabah zikri
Açıklama: Eve girerken okunan duadır. Hem girişin hem çıkışın hayırlı olmasını ister. Dua Metni: اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ الْمَوْلِجِ وَخَيْرَ الْمَخْرَجِ، بِسْمِ اللّٰهِ وَلَجْنَا وَبِسْمِ اللّٰهِ خَرَجْنَا وَعَلَى…
“İşçinin ücretini, alnının teri kurumadan veriniz.”
İbn Mâce, Rühûn 4سُوْرَةُ الاِنْشِقَاقِ
Yarılma · Mekke’de inmiştir · 25 ayet · 30. cüz · 589. sayfa
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتۡ ﴿١﴾
İzessemaunşakkat
“Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir”
وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ ﴿٢﴾
Ve ezinet lirabbiha ve hukkat
“Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir”
وَإِذَا ٱلۡأَرۡضُ مُدَّتۡ ﴿٣﴾
Ve izel´ardu muddet
“Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir”
وَأَلۡقَتۡ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتۡ ﴿٤﴾
Ve elkat ma fiyha ve tehallet
“Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir”
وَأَذِنَتۡ لِرَبِّهَا وَحُقَّتۡ ﴿٥﴾
Ve ezinet lirabbiha ve hukkat
“Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir”
يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدۡحࣰ ا فَمُلَٰقِيهِ ﴿٦﴾
Ya eyyuhel´insanu inneke kadihun ila rabbike kedhan femulakıyhi
“Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın”
فَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ ﴿٧﴾
Femma men utiye kitabehu biyemiynihi
“Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner”
فَسَوۡفَ يُحَاسَبُ حِسَابࣰ ا يَسِيرࣰ ا ﴿٨﴾
Fesevfe yuhasebu hısaben yesiyren
“Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner”
وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورࣰ ا ﴿٩﴾
Ve yenkalibu ila ehlihi mesruren
“Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner”
وَأَمَّا مَنۡ أُوتِيَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهۡرِهِۦ ﴿١٠﴾
Ve emma men utiye kitabehu verae zahrihi
“Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer”
فَسَوۡفَ يَدۡعُواْ ثُبُورࣰ ا ﴿١١﴾
Fesevfe yed´u suburen
“Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer”
وَيَصۡلَىٰ سَعِيرًا ﴿١٢﴾
Ve yasla se´ıyren
“Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer”
إِنَّهُۥ كَانَ فِيٓ أَهۡلِهِۦ مَسۡرُورًا ﴿١٣﴾
İnnehu kane fiy ehlihi mesruren
“Çünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi”
إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ ﴿١٤﴾
İnnehu zanne en len yehure
“Zira; o, bir daha dirilip dönmeyeceğini sanmıştı”
بَلَىٰٓۚ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرࣰ ا ﴿١٥﴾
Bela inne rabbehu kane bihi basıyren
“Bilin ki, Rabbi onu şüphesiz görmekteydi”
فَلَآ أُقۡسِمُ بِٱلشَّفَقِ ﴿١٦﴾
Fela uksimü bişşefekı
“Akşamın alaca karanlığına and olsun”
وَٱلَّيۡلِ وَمَا وَسَقَ ﴿١٧﴾
Velleyli ve ma veseka
“Geceye ve gecenin içinde olan şeylere and olsun”
وَٱلۡقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ ﴿١٨﴾
Velkameri izetteseka
“Dolunay halindeki aya and olsun ki”
لَتَرۡكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقࣲ ﴿١٩﴾
Leterkebunne tabekan ´an tabekın
“Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)”
فَمَا لَهُمۡ لَا يُؤۡمِنُونَ ﴿٢٠﴾
Femalehum la yu´minune
“Onlara ne oluyor da inanmıyorlar”
وَإِذَا قُرِئَ عَلَيۡهِمُ ٱلۡقُرۡءَانُ لَا يَسۡجُدُونَۤ۩ ﴿٢١﴾
Ve iza kurie ´aleyhimülkur´anu la yescudune
“Onlara Kuran okunduğu zaman neden secde etmiyorlar”
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ ﴿٢٢﴾
Belilleziyne keferu yukezzibune
“Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar”
وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا يُوعُونَ ﴿٢٣﴾
Vallahu a´lemu bima yu´une
“Oysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir”
فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ﴿٢٤﴾
Febeşşirhüm bi´azabin eliymin
“Onlara can yakıcı azabı müjde et”
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونِۭ ﴿٢٥﴾
İllelleziyne amenu ve ´amilussalihati lehum erun gayru memnunin
“Yalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır”
İnşikâk sûresi Kur’an-ı Kerim’in 84. sûresidir; adı “Yarılma” anlamına gelir. 25 ayetten oluşur, Mekke döneminde inmiştir ve Mushaf’ta 30. cüzde, 589. sayfada başlar. Sûrede secde ayeti bulunur (21. ayet).
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı. Sesli okuma: Mishary Rashid Alafasy. Ayetlerin yanındaki numaraya dokunarak o ayetin kendi sayfasına gidebilir, oradan paylaşabilirsiniz.