لَآ أُقۡسِمُ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ ﴿١﴾
La uksimü bilhazelbeledi
“Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun”
Örnek: şifa duası, salavat, sabah zikri
Açıklama: Kısa ve ezberlemesi kolay bir salavattır. Peygamber Efendimiz’in şanına layık bir salât dileğini ifade eder. Dua Metni: اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا يَنْبَغِي لِشَرَفِ…
“İşçinin ücretini, alnının teri kurumadan veriniz.”
İbn Mâce, Rühûn 4سُوْرَةُ الْبَلَدِ
Şehir · Mekke’de inmiştir · 20 ayet · 30. cüz · 594. sayfa
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
لَآ أُقۡسِمُ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ ﴿١﴾
La uksimü bilhazelbeledi
“Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun”
وَأَنتَ حِلُّۢ بِهَٰذَا ٱلۡبَلَدِ ﴿٢﴾
Ve ente hıllün bihazelbeledi
“Bu şehre (Mekke'ye) yemin ederim; ki sen bu şehirde oturmuşsun”
وَوَالِدࣲ وَمَا وَلَدَ ﴿٣﴾
Ve validin ve ma velede
“Doğurana ve doğurduğuna and olsun ki”
لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَٰنَ فِي كَبَدٍ ﴿٤﴾
Lekad halaknel´insane fiy kebedin
“İnsanoğlunu, zorluklara katlanacak şekilde yarattık”
أَيَحۡسَبُ أَن لَّن يَقۡدِرَ عَلَيۡهِ أَحَدࣱ ﴿٥﴾
Eyahsebü en len yakdire ´aleyhi ehadün
“İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor”
يَقُولُ أَهۡلَكۡتُ مَالࣰ ا لُّبَدًا ﴿٦﴾
Yekulü ehlektü malen lübeden
“Yığın yığın mal tüketmişimdir" diyor”
أَيَحۡسَبُ أَن لَّمۡ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ ﴿٧﴾
Eyahsebü en lem yerehu ehadün
“O, kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor”
أَلَمۡ نَجۡعَل لَّهُۥ عَيۡنَيۡنِ ﴿٨﴾
Elem nec´al lehu ´ayneyni
“Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi”
وَلِسَانࣰ ا وَشَفَتَيۡنِ ﴿٩﴾
Ve lisanen ve şefeteyni
“Biz onun için iki göz, bir dil ve iki dudak var etmedik mi”
وَهَدَيۡنَٰهُ ٱلنَّجۡدَيۡنِ ﴿١٠﴾
Ve hedeynahünnecdeyni
“Biz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi”
فَلَا ٱقۡتَحَمَ ٱلۡعَقَبَةَ ﴿١١﴾
Felaktehamel´akabete
“Ama o, zor geçidi aşmaya girişemedi”
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡعَقَبَةُ ﴿١٢﴾
Ve ma edrake mel´akabetü
“O zor geçidin ne olduğunu sen bilir misin”
فَكُّ رَقَبَةٍ ﴿١٣﴾
Fekkü rekabetin
“O geçit, bir köle ve esir azadetmek”
أَوۡ إِطۡعَٰمࣱ فِي يَوۡمࣲ ذِي مَسۡغَبَةࣲ ﴿١٤﴾
Ev ıt´amün fiy yevmin ziy mesğabetin
“Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır”
يَتِيمࣰ ا ذَا مَقۡرَبَةٍ ﴿١٥﴾
Yetiymen za makrebetin
“Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır”
أَوۡ مِسۡكِينࣰ ا ذَا مَتۡرَبَةࣲ ﴿١٦﴾
Ev miskiynen za metrebetin
“Yahut, açlık gününde, yakını olan bir öksüzü, yahut toprağa serilmiş bir yoksulu doyurmaktır”
ثُمَّ كَانَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلصَّبۡرِ وَتَوَاصَوۡاْ بِٱلۡمَرۡحَمَةِ ﴿١٧﴾
Sümme kane minelleziyne amenu ve tevasav bissabri ve tevasav bilmerhameti
“Sonra, inanıp birbirlerine sabır tavsiye edenlerden, merhametlilerden olmayı tavsiye edenlerden olmaktır”
أُوْلَٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ ﴿١٨﴾
Ol,eke ashabülmeymene
“İşte bunlar amel defterleri sağdan verilenlerdir”
وَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِـَٔايَٰتِنَا هُمۡ أَصۡحَٰبُ ٱلۡمَشۡـَٔمَةِ ﴿١٩﴾
Velleziyne keferu biayatina hüm ashabülmeş´emeti
“Ayetlerimizi inkar edenler, işte onlar amel defterleri sollarından verilenlerdir”
عَلَيۡهِمۡ نَارࣱ مُّؤۡصَدَةُۢ ﴿٢٠﴾
´Aleyhim narün mü´sadetün
“Onlar her yönden ateşle kapatılacaklardır”
Beled sûresi Kur’an-ı Kerim’in 90. sûresidir; adı “Şehir” anlamına gelir. 20 ayetten oluşur, Mekke döneminde inmiştir ve Mushaf’ta 30. cüzde, 594. sayfada başlar.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı. Sesli okuma: Mishary Rashid Alafasy. Ayetlerin yanındaki numaraya dokunarak o ayetin kendi sayfasına gidebilir, oradan paylaşabilirsiniz.