وَٱلشَّمۡسِ وَضُحَىٰهَا ﴿١﴾
Veşşemsi ve duhaha
“Güneşe ve onun ışığına”
Örnek: şifa duası, salavat, sabah zikri
Açıklama: Kısa ve ezberlemesi kolay bir salavattır. Peygamber Efendimiz’in şanına layık bir salât dileğini ifade eder. Dua Metni: اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا يَنْبَغِي لِشَرَفِ…
“İşçinin ücretini, alnının teri kurumadan veriniz.”
İbn Mâce, Rühûn 4سُوْرَةُ الشَّمْسِ
Güneş · Mekke’de inmiştir · 15 ayet · 30. cüz · 595. sayfa
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillahirrahmanirrahim
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
وَٱلشَّمۡسِ وَضُحَىٰهَا ﴿١﴾
Veşşemsi ve duhaha
“Güneşe ve onun ışığına”
وَٱلۡقَمَرِ إِذَا تَلَىٰهَا ﴿٢﴾
Velkameri iza telaha
“Ardından gelmekte olan aya”
وَٱلنَّهَارِ إِذَا جَلَّىٰهَا ﴿٣﴾
Vennehari iza cellaha
“Onu ortaya koyan gündüze”
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰهَا ﴿٤﴾
Velleyli iza yağşaha
“Onu bürüyen geceye”
وَٱلسَّمَآءِ وَمَا بَنَىٰهَا ﴿٥﴾
Vessmai ve ma benaha
“Göğe ve onu yapana”
وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا طَحَىٰهَا ﴿٦﴾
Vel´ardı ve ma tahaha
“Yere ve onu yayana”
وَنَفۡسࣲ وَمَا سَوَّىٰهَا ﴿٧﴾
Ve nefsin ve ma sevvaha
“Kişiye ve onu şekillendirene”
فَأَلۡهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقۡوَىٰهَا ﴿٨﴾
Feelhemeha fücureha ve takvaha
“Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun ki”
قَدۡ أَفۡلَحَ مَن زَكَّىٰهَا ﴿٩﴾
Kad efleha men zekkaha
“Kendini arıtan saadete ermiştir”
وَقَدۡ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا ﴿١٠﴾
Ve kad habe men dessaha
“Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır”
كَذَّبَتۡ ثَمُودُ بِطَغۡوَىٰهَآ ﴿١١﴾
Kezzebet semudü bitağvaha
“Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı”
إِذِ ٱنۢبَعَثَ أَشۡقَىٰهَا ﴿١٢﴾
İzinbe´ase eşkaha
“Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı”
فَقَالَ لَهُمۡ رَسُولُ ٱللَّهِ نَاقَةَ ٱللَّهِ وَسُقۡيَٰهَا ﴿١٣﴾
Fekale lehüm resulullahi nakatallahi ve sukyaha
“Allah'ın peygamberi onlara, Allah'ın devesini göstermiş ve: "Allah'ın bu devesine ve onun su hakkına dokunmayın" demişti”
فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمۡدَمَ عَلَيۡهِمۡ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمۡ فَسَوَّىٰهَا ﴿١٤﴾
Fekezzebuhü fe´akaruha fedemdeme ´aleyhim rabbühüm bizenbihim fesevvaha
“Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları”
وَلَا يَخَافُ عُقۡبَٰهَا ﴿١٥﴾
Ve la yehafi ´ukbaha
“Bu işin sonundan O'nun korkusu yoktur”
Şems sûresi Kur’an-ı Kerim’in 91. sûresidir; adı “Güneş” anlamına gelir. 15 ayetten oluşur, Mekke döneminde inmiştir ve Mushaf’ta 30. cüzde, 595. sayfada başlar.
Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı. Sesli okuma: Mishary Rashid Alafasy. Ayetlerin yanındaki numaraya dokunarak o ayetin kendi sayfasına gidebilir, oradan paylaşabilirsiniz.